Blog · Genel · Erhan Ali Yılmaz ·
Çocuklara Mindfulness Öğretmek: Sadece Bir Eğitim Değil, Bir Yaklaşım
Düşünsene… 8 yaşında bir çocuk derin bir nefes alıyor, yere sağlam basıyor ve duygularının farkında olduğunu söylüyor. Hayal gibi mi geliyor? Oysa ki artık bu sahneler Türkiye'deki birçok okulda, evde ve terapi odasında yaşanıyor. Çünkü çocuklara mindfulness öğretmek sadece mümkün değil, aynı zamanda giderek daha da hayati hale geliyor.
Neden çocuklara mindfulness?
Çocuklar da tıpkı biz yetişkinler gibi kaygılanıyor, üzülüyor, öfkeleniyor. Ancak çoğu zaman bu duyguları nasıl düzenleyeceklerini bilmiyorlar. Duygularını bastırmak ya da taşırmak arasında gidip gelen küçük kalplerin en çok ihtiyacı olan şey: kendileriyle dost olmak.
Mindfulness, çocuklara bu dostluğu kurmanın yolunu sunar.
Eğitimden fazlası: Bir yaklaşım
Mindfulness çocuklara sadece birkaç teknik öğretmek değildir. Asıl mesele bu tekniklerin içselleştirilmesi ve günlük yaşamın doğal parçası haline gelmesidir.
Bu eğitim:
- Çocukların gelişim dönemlerine uygun mindfulness uygulamalarını tanıtır,
- Oyunlar, hikayeler ve yaratıcı araçlarla pratiği eğlenceli hale getirir,
- Eğitmenlerin çocuklarla sağlıklı bağ kurmasını ve güvenli alan yaratmasını destekler,
- Hem okullarda hem bireysel çalışmalarda kullanılabilecek özgün programlarla donatır.
Kimler bu eğitimi almalı?
Öğretmenler, psikolojik danışmanlar, psikologlar, çocuk gelişim uzmanları, özel eğitim öğretmenleri ve çocuklarla çalışan herkes. Aynı zamanda kendi çocuklarına bu becerileri kazandırmak isteyen ebeveynler de bu yolculuğa katılabilir.
Yaklaşım neden teknikten önce geliyor?
Çocuklarla çalışan bir yetişkinin elindeki en güçlü araç, bildiği alıştırma sayısı değil. Odaya girdiğinde getirdiği hâl.
Bunun somut bir sebebi var: çocuk, bir yetişkinin sakin olduğunu söylemesinden değil, sakin olmasından öğreniyor. Anlatılan tekniğin doğru olması yetmiyor; anlatan kişinin o teknikle kendi hayatında bir ilişkisi olması gerekiyor. Kendi pratiği olmayan bir eğitmenin aktarabileceği şey, ne kadar iyi hazırlanmış olursa olsun bir noktada ezbere dönüşüyor — ve çocuklar ezberi çok hızlı fark ediyor.
Bu yüzden bizim programımızda sıralama şöyle: önce katılımcının kendi pratiği kuruluyor, sonra yaş grubuna uygun biçimler öğreniliyor. Tersi sıra, elinde çok sayıda alıştırma olan ama sınıfta kendi hâlini tutamayan bir eğitmen üretiyor.
Bir çocuğun zor bir dönemden geçtiği durumlarda bu yaklaşımın nasıl göründüğünü zor zamanlarda güvenli alan yaratmak üzerine yazdığımız yazıda anlattık.
Son söz
Mindfulness bir beceri değil, bir ilişki biçimidir. Bu ilişki önce kendimizle, sonra çocuklarla kurulur. Eğer sen de bu yolculuğun bir parçası olmak istiyorsan, biz buradayız. Gel birlikte büyüyelim.